Avatar : Modern Bir Pocahantas Hikayesi…

Dün gece olay yaratan, 3d izlenebilen AVATAR filini izledim. Film eleştirmek benim işim değil. Zira bu işin ehil olanları da açıklamalarını yapıyorlar. Ama izleyici kitlesi olarak bu filmi bir de benim gözümden görün, belki aynı şeyleri düşünüyoruzdur. Öncelikle bu yazıyı yazmadan önce Pocahantas‘ın gerçekten yaşamış biri olduğunu öğrendim. Sevinç verici birşey oldu bana. O ufak kızı severdim ben filminden 🙂



Gelelim ünlü Avatar filmine. Grafiksel ve içindeki gerçeklik olgusuyla süper diyebilrim. Ama senaryosunda Pocahantas tadı var. Yabancı bir ülkeden (filmde dünyamızdan) uzun yolculuk sonrası gelen yabancılar ve yaptıkları anlatılıyordu. Sonra tabii ki Amerika’nın kuruluşu sırasında çekilen şeyler. Pocahantas’ın aşık oluşu vb. Aynı olmasa da Avatar filmi içerisinde yaklaşık hikaye anlatılıyor. Hani Batman Begins filminde bildiğimiz herşeyin tekrar anlatılması gibi.

Kötü bir film demiyorum. Bana yorum olarak kızacak kişilerin hislerini daha da kabartmadan şunu açıklayayım. Üzerinde bu kadar uzun süre çalışılan bir film, sırf Pocahantas’a benzettim diye yada genel olarak internette benim kanımı taşıyan kişilerin varlığıyla kötü denemez. Çünkü üzerinde belli bir emek, belli bir çalışma ve görsel oalrak ortaya konumş muhteşem bir dünya. Pandora. Hani şu içini açarsanız ne çıkacağı belli olmayan kutu 🙂

Jake Sully rolündeki Sam Worthington ve Neytiri rolünü görüntü ve sesiyle canlandıran Zoe Saldana ile yüzyüze görüşebilsem de onlara tebriklerimi iletebilsem. Çok güzel bir oyunculuk çıkartmışlar. Keza sadece üç boyuttan yapılmış bir görüntü olarak anılacağınız düşünülürse. Tebrikler!

Neyse amacım kötülemek değil. sadece film biraz Modern Bir Pocahantas Hikayesi